BUT WHEN I OPEN MY EYES YOU’RE GONE.
BUT WHEN I OPEN MY EYES YOU’RE GONE.
BUT WHEN I OPEN MY EYES YOU’RE GONE.
BUT WHEN I..
ÇOK AĞLARIM BAK.
+ Sence birine, sadece bakarak âşık olabilir misin?
- Sadece bakarak mı?
+ Durum şu ki, ona baktığım anda, sanki onu yıllardır tanıyormuşum gibiydi. Sen hiç böyle hissettin mi?
- Evet. Sanki onu daha önce görmüş ya da tanıyormuşsun gibi.
+ Evet.
- Bir his. Ama aslında onu gerçekten tanımıyorsundur.
+ Evet, muhtemelen. Tanımıyorumdur, değil mi?
- Aynen öyle.
Başka hiçbir şarkı bu kadar güzel anlatamazdı.
Tabii ki bu gece berni araman gerekirdi. Sinemaya giderdik, ve sonra yemeğe, senin sevdiğin bir caddeye. Birlikte uyuyabilirdik, beraber güzel bir kahvaltı yapabilirdik, sonra beraber parka yürürdük, nasıl da güzel olurdu.
Küçük çocukların perilerle dans ettiği dünyanın en tatlı yerinde “Seni seviyorum” diyebilirdin.
Bir ya da iki hafta bekleyebilirdim fakat sen bana ulaşmayı hiç denemedin. Beni hiç aramadın. Sen o açık sarı saçlı kızla çıkıyordun. Eğer o kızı bulursam, yemin ederim, onu öldüreceğim.
O geleceğimi çaldı, hayallerimi yıktı. Onu öldüreceğim, seni alıp götürdüğü zaman geleceğimi çaldı.
Senin arkadaşlarınla tanışabilirdim. Benden hoşlanabilirlerdi, çünkü bazen eğlenceliyim. Babanla tanışabilirdim, annenle tanışabilirdim, annen de “Lütfen güzel bebekler yapabilir misiniz?” diyebilirdi.
Böylece Tom adında bir oğlumuz ve Japonya’da doğan Susan adında bir kızımız olabilirdi.
Bence bu bir aşk hikayesiydi ama sen bunun içinde olmak istemedin. Sen bunun için hazır değilsin.
O kızı öldüreceğim.
O kız bir sürtük biliyorsun, tek sahip olduğu şey sarışınlığı. Sevecen bile değil, akılsızın biri.
“oysa allah bilir bugün iyi uyanmıştık.”
kafam karışık.
beni uykudan uyandırır uyandırmaz
dünyanın bütün huyları yüzünde
ben bunlardan birini seviyorum en çok
sana bir nar kesip uzatıyor ya doğa
tutsam tanelerini
sevincin gözyaşları derdim buna.
bir süre bakışıyoruz karşılıklı
ben uykudan uyanır uyanmaz
benimle şiir gibidir bu
tam karşımda ama yazılmamış
durmadan bileniyor aklımda.
seni unutarak baktığımda bile
dünyanın her yerlerinden geçiyorsun
yayılıyorsun kalabalıklara
yalnız yayılmak mı
aşkın en büyüğü, en dayanılmazı demeli buna.
özlenirsin, alabildiğine varsın da
daha da var oluyorsun gün günden
olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla
bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
bir kuş olsa mavilik derdi buna.
